Çocukluk ve ergenlik dönemi; zihinsel, duygusal, sosyal ve davranışsal gelişimin hızla devam ettiği önemli bir yaşam dönemidir. Bu süreçte çocuklar ve gençler zaman zaman kaygı, dikkat sorunları, davranış değişiklikleri, sosyal ilişkilerde güçlükler veya gelişimsel farklılıklar yaşayabilir. Prof. Dr. Özden Şükran Üneri, Ankara'da çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında çocukların, ergenlerin ve ailelerinin ihtiyaçlarına yönelik değerlendirme ve tedavi hizmetleri sunmaktadır.
Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde yalnızca mevcut belirtilerin değil; çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, aile yaşamı, okul hayatı, sosyal ilişkileri ve günlük işlevselliğinin de birlikte ele alınması önemlidir. Her çocuk ve ergenin gelişim süreci farklı olduğundan değerlendirme ve tedavi yaklaşımı da bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda planlanır.
Çocuk ve ergenlerde görülebilen ruhsal ve nörogelişimsel sorunlar farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Bazı çocuklarda dikkat ve hareketlilik sorunları ön plandayken bazı çocuklarda yoğun kaygı, takıntılar, sosyal ortamlardan kaçınma veya gelişimsel farklılıklar görülebilir. Çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi, yaşanan güçlüklerin nedenlerini ve çocuğun ihtiyaçlarını ayrıntılı biçimde anlamayı amaçlar.
Prof. Dr. Özden Şükran Üneri'nin çalışma alanları arasında Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), Ayrılık Anksiyetesi Bozukluğu, Sosyal Anksiyete Bozukluğu, Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bulunmaktadır.
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileriyle ortaya çıkabilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Belirtiler çocuğun okul başarısını, aile ilişkilerini, arkadaşlıklarını ve günlük yaşamını etkileyebilir.
DEHB değerlendirmesinde çocuğun yaşadığı güçlüklerin ne zaman başladığı, hangi ortamlarda ortaya çıktığı ve günlük işlevselliği ne ölçüde etkilediği dikkate alınır. Gerektiğinde aileden ve okuldan alınan bilgiler, klinik gözlem ve çeşitli değerlendirme araçları sürece yardımcı olabilir. Tedavi ve destek yaklaşımı çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır.
Dikkatini sürdürmekte zorlanma, görevleri tamamlayamama, unutkanlık, aşırı hareketlilik veya dürtüsel davranışlar DEHB ile ilişkili olabilmektedir. Ancak benzer belirtiler farklı nedenlerle de ortaya çıkabileceğinden yalnızca birkaç belirti üzerinden tanıya ulaşmak doğru değildir. Ayrıntılı çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi ayırıcı tanı açısından önem taşır.
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), sosyal iletişim ve etkileşim alanındaki farklılıkların yanı sıra sınırlı veya tekrarlayıcı davranış ve ilgi örüntüleriyle seyreden nörogelişimsel bir durumdur. Otizm spektrumunda bulunan her çocuğun özellikleri, güçlü yönleri ve destek ihtiyaçları birbirinden farklı olabilir.
Özellikle erken çocukluk döneminde konuşma ve iletişim becerilerindeki gecikmeler, sosyal etkileşimde farklılıklar, tekrarlayıcı davranışlar veya değişikliklere karşı yoğun direnç gibi durumlar ailelerin çocuk psikiyatrisine başvurmasına neden olabilir. OSB değerlendirmesi klinik gözlem, gelişim öyküsü ve çocuğun davranışsal özelliklerinin ayrıntılı biçimde incelenmesine dayanır.
Gelişimsel farklılıkların erken dönemde fark edilmesi, çocuğun ihtiyaç duyduğu desteğin planlanması açısından önemlidir. Değerlendirme sonucunda çocuğun dil, iletişim, sosyal beceri, öğrenme ve günlük yaşam alanlarındaki güçlü yönleri ve desteklenmesi gereken alanları belirlenerek bireyselleştirilmiş bir yaklaşım oluşturulabilir.
Kaygı, gelişimin doğal bir parçasıdır. Ancak kaygının çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre beklenenden yoğun olması, uzun süre devam etmesi veya okul, aile ve sosyal yaşamını belirgin şekilde etkilemesi durumunda profesyonel değerlendirme gerekebilir.
Çocukluk ve ergenlik döneminde ayrılık anksiyetesi, sosyal anksiyete ve yaygın anksiyete gibi farklı kaygı bozuklukları görülebilmektedir. Kaygının nasıl ortaya çıktığının, ne kadar süredir devam ettiğinin ve çocuğun günlük yaşamına etkisinin değerlendirilmesi uygun yaklaşımın belirlenmesine yardımcı olur.
Ayrılık anksiyetesi, özellikle küçük yaşlarda gelişimin doğal bir parçası olabilir. Ancak çocuğun anne, baba veya bakım veren kişiden ayrılma konusunda gelişim dönemine uygun olmayan düzeyde yoğun korku ve kaygı yaşaması; okula gitme, yalnız kalma veya ev dışında bulunma gibi günlük faaliyetleri etkileyebilir.
Sosyal anksiyete bozukluğunda çocuk veya ergen sosyal ortamlarda başkaları tarafından değerlendirilmekten, küçük düşmekten veya utanacağı bir davranışta bulunmaktan yoğun biçimde kaygı duyabilir. Bu durum okul yaşamını, arkadaşlık ilişkilerini, topluluk önünde konuşmayı ve sosyal etkinliklere katılımı etkileyebilir.
Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB), günlük yaşamın farklı alanlarına ilişkin yoğun ve kontrol edilmesi güç endişelerle kendini gösterebilir. Çocuklarda huzursuzluk, konsantrasyon güçlüğü, kolay yorulma, gerginlik, uyku sorunları veya sürekli kötü bir şey olacakmış hissi gibi belirtiler görülebilir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kişinin istemediği halde zihnine tekrar tekrar gelen ve rahatsızlık yaratan düşünceler ile bu düşüncelerin oluşturduğu kaygıyı azaltmak amacıyla gerçekleştirilen tekrarlayıcı davranışlar veya zihinsel eylemlerle karakterize olabilir.
Çocuk ve ergenlerde takıntılar ve tekrarlayıcı davranışlar zamanla günlük yaşamı, okul performansını ve aile ilişkilerini etkileyebilir. OKB belirtilerinin değerlendirilmesinde çocuğun gelişim düzeyi, belirtilerin sıklığı, şiddeti ve günlük yaşam üzerindeki etkileri birlikte ele alınır.
Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi kapsamlı bir süreçtir. Görüşmeler sırasında mevcut yakınmaların yanı sıra çocuğun gelişim öyküsü, aile ilişkileri, okul yaşamı, akademik durumu, arkadaş ilişkileri ve geçmişte yaşadığı önemli olaylar değerlendirilebilir.
Gerektiğinde aile ve okuldan alınan bilgiler, davranış değerlendirme ölçekleri, bilişsel değerlendirmeler veya farklı uzmanlık alanlarının görüşleri klinik değerlendirmeye katkı sağlayabilir. Kullanılacak yöntemler her çocuk için aynı değildir ve ihtiyaçlara göre belirlenir.
Çocuk ve ergen ruh sağlığında tek bir yaklaşımın her çocuk için uygun olması beklenmez. Tedavi planı; çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, belirtilerin niteliği, günlük yaşam üzerindeki etkileri ve aile koşulları dikkate alınarak bireyselleştirilmelidir.
Çocukların ruhsal gelişimi aile, okul ve sosyal çevreden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle gerekli durumlarda ebeveynlerle iş birliği yapılması ve çocuğun farklı ortamlardaki davranışlarının değerlendirilmesi, yaşanan sorunların daha kapsamlı anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Çocuğunuzda veya ergenlik dönemindeki aile bireyinizde dikkat sorunları, aşırı hareketlilik, yoğun kaygı, sosyal ortamlardan kaçınma, takıntılı davranışlar, iletişim güçlükleri veya gelişimsel farklılıklar gözlemliyorsanız çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi için başvurabilirsiniz.
Prof. Dr. Özden Şükran Üneri, Ankara'da çocuk ve ergen psikiyatristi ve psikoterapist olarak çocukların, gençlerin ve ailelerin ihtiyaçlarına yönelik değerlendirme ve tedavi süreçlerini yürütmektedir. Çocuk ve ergen psikiyatrisi hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için çalışma alanlarını inceleyebilir ve iletişim sayfasından başvuru bilgilerine ulaşabilirsiniz.